Press Enter to Search

âb-ı hayat

"Geçmişten Günümüze İstanbul'da Su ve Su Kültürü" başlığı altında derlenen yazıların ana ilgi alanını; son derece kısıtlı su kaynaklarına sahip büyük bir şehirde yaşayan insanların, içmek ya da günlük ihtiyaçlarını karşılamak için gereksinim duydukları tatlı suların temin edilmesi, yani şehre ulaştırılması ve kullanıma sunulması oluşturmaktadır.

Şehrin içinde bulunan ya da şehrin dışında bulunup çeşitli yollarla kullanıma sunulan tatlı suların yolculuğunun anlatımı, bu çabanın şehrin ve insanların üzerinde bıraktığı mimari ve düşünsel izlerin takip edilmesi anlamına gelmektedir.

Yukarıda tanımlanan ilgi ve sınırlılıklardan dolayı, bu makalede Hellen ve Geç Roma dönemlerinin Byzantionu'nun veya Bizans döneminin Konstantinopolisi'nin su mimarlığından geriye kalan bütün kalıntıların işlevsel ya da sanatsal açıdan incelenmesi değil, kendiliğinden ortaya çıkmış, ama her biçimde, içinde yaşayan insanların süreklilik gösteren çabalarının ve yaşamlarının aynası olabilecek bilgilerin bir araya getirilmesi amaçlanmıştır.

Çeşme

Mart 1st, 2013
Okunuşu: “Sâhibu’l hayrât ve’l hasenât emr-i hakla türlü emrâz geldi Benim tenime bulmadı sıhhat vücûdum sebeb oldu mevtime âkibet
Erdi ecel rıhlet göründü canıma okuyup bir Fâtiha irsal edeler ruhuma Yanbukda vefat eden merhum el-hac Halil Efendi’nin rûhiçun el-Fatiha”

Sene 1255” (M.1839-40)
Hat: Celi Sülüs

Ölçü: 188.5 x 67 cm Türk ve İslam Eserleri Müzesi Envanter No: 269
There are no comments yet, add one below.
t Twitter f Facebook g Google+